<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Biyo-Tek &#187; bitkiler</title>
	<atom:link href="http://www.sonefe.org/category/bitkiler/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.sonefe.org</link>
	<description>Günlüğüm...</description>
	<lastBuildDate>Mon, 10 Jan 2011 14:14:12 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0.4</generator>
		<item>
		<title>Ceset kokan Danaayağı bitkisinin neslini devam ettirmede ilginç yöntemleri</title>
		<link>http://www.sonefe.org/2010/04/21/ceset-kokan-danaayagi-bitkisinin-neslini-devam-ettirmede-ilginc-yontemleri/</link>
		<comments>http://www.sonefe.org/2010/04/21/ceset-kokan-danaayagi-bitkisinin-neslini-devam-ettirmede-ilginc-yontemleri/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 21 Apr 2010 07:09:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>sonefe</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hayvanlar Alemi]]></category>
		<category><![CDATA[bitkiler]]></category>
		<category><![CDATA[danaayagi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sonefe.org/?p=799</guid>
		<description><![CDATA[Danaayağı, Helicodiceros muscivorus, Akdeniz adalarında yayılış gösteren bir türdür. İlkbaharda açan bu bitkinin çiçeği, yuvarlak çanağa benzeyen birkaç cm genişliğindeki bölümden (bürgü, spathe) ve bunun ortasındaki parmak benzeri kısımdan oluşur. Helicodiceros muscivorus bitkisi ilk çiçek açtığında ısı, ortamın sıcaklığına bağlı kalmaksızın önceden ayarlanmış bir programa göre üretilir. Bu ısı artışıyla birlikte etrafa bir koku yayılır. Dişi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.sonefe.org/wp-content/uploads/2010/04/Helicodiceros_muscivorus3_DC.jpg" rel="lightbox[799]"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-801" style="margin: 5px;" title="Helicodiceros_muscivorus3_DC" src="http://www.sonefe.org/wp-content/uploads/2010/04/Helicodiceros_muscivorus3_DC-150x150.jpg" alt="" width="150" height="150" /></a>Danaayağı, <em>Helicodiceros muscivorus</em>, Akdeniz adalarında yayılış gösteren bir türdür. İlkbaharda açan bu bitkinin çiçeği, yuvarlak çanağa benzeyen birkaç cm genişliğindeki bölümden (bürgü, spathe) ve bunun ortasındaki parmak benzeri kısımdan oluşur. <em>Helicodiceros muscivorus</em> bitkisi ilk çiçek açtığında ısı, ortamın sıcaklığına bağlı kalmaksızın önceden ayarlanmış bir programa göre üretilir. Bu ısı artışıyla birlikte etrafa bir koku yayılır. Dişi sinekler, bu kokudan dolayı sürü hâlinde bu çiçeklere akın eder. Bilim adamları sineklerin, leşi andıran bu kokusundan dolayı çiçekleri yumurtalarını bırakmak için tercih ettikleri leş olarak algıladıklarını tespit etmiştir. Bu benzerliğin sebeplerinden biri olarak gösterilebilecek oligosülfat yapısındaki birkaç yoğun bileşik, hem bu çiçek kokusunda hem de martı leşinde bulunmaktadır.</p>
<p><span id="more-799"></span>Yapılan bir çalışma, sineklerin bu iki kokuyu yayan karışımlara aynı şekilde tepki gösterdiklerini ve kokularındaki benzerlikten dolayı, çiçek ve leşi birbirinden ayıramadıklarını göstermiştir. Danaayağı bitkisinin yaydığı kokuyu alan sineklerin birçoğu çiçeğin içine girer. Sinekler, çiçeğin şekli sayesinde, çiçeğin içine hapsolur. Bu sinekler, kendilerini oraya sevk eden İlâhî İrade’nin kendilerine yüklediği vazifeyi yerine getirinceye kadar oradan çıkamaz. Çiçeğe hapsolan sinekler, daha önceden topladıkları polenleri de beraberlerinde getirmişlerdir. Bitkinin çiçek açtığı gün, dişi çiçekçikler polenleri almak için yeterince olgunlaşmış olmasına rağmen, erkek çiçekçikler polenleri serbest bırakmaz. Sinek hapsolduğu çiçeğin içinden kaçmak için çırpınırken, taşıdığı polenleri dişi çiçek üzerine düşürür. İkinci güne kadar dişi organ tozlaşma özelliğini kaybetmiştir; ama erkek kısım olgunlaşmıştır. Kapalı kısımda çırpınan sinek, bu sefer İlâhî hikmet gereği bu yeni gelişen polenlere yapışır. İlerleyen zamanlarda çiçek biraz daha açılınca sinek cepten kurtulur. Sinek daha sonra başka bir danaayağı çiçeğine, hapsolursa ona da önceki çiçekten aldığı polenleri taşımış olur.<br />
Sonsuz Kudret Sahibi, bu hikmetli hâdiseyle, bize sonsuz ilmiyle tabiatı nasıl tezyin ettiğini göstermektedir. Bitkinin çekici bir koku yayarak ısı üretmesi, sineklerin polenleri bitkiyi taşımasına ve bitkinin üremesine vesile olurken; bu durum aynı zamanda sineklerin de yumurtalarını bırakacakları bir mekân bulmalarına vesile olur. Bu faaliyet tabiattaki kusursuz dengenin bir parçasıdır.</p>
<p>Olaylar bu kadarla bitmiyor. Oluşacak tohumlarında yayılması gerekiyor. Bu konuda da kertenkeleleri vazifelendirmiş Allah. Soğukkanlı hayvanlar olan kertenkeleler, danaayağı bitkisinde hem ısınıyorlar (videoda termal kamerayla görebilirsiniz) hem de çiçeğin içinde kendilerini bekleyen sineklerle besleniyorlar. Bu da aslında kertenkelelere daha sonraları yapacakları iş için önceden verilen bir avans. Çiçekler tohum oluşturduktan sonra yaprakları kaybolur. Aynı kertenkeleler bu sefer oldukça besleyici olan meyveleri yerler. Bu hayvanların sindirim sistemlerinden zarar görmeden geçecek şekilde tasarlanmış olan tohumlar bu şekilde çevreye dağıtılmış olur.</p>
<p>Kör tesadüfler zinciriyle, doğal seleksşyonla bu hayvanların ve bitkilerin bunları düşündüğünü, tasarladığını, sonra ilgili yapıları oluşturduğunu ve sonra bunu genetik koduna işleyip sonraki nesillere aktardığı düşünmek oldukça akıl dışı.</p>
<p>(Sızıntı Dergisinden alıntılar yapılmıştır)</p>
<p>Bu bitki ve kertenkeleyle olan ilişkisini aşağıdaki videoda seyredebilirsiniz.</p>
<p><object width="425" height="355"><param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/Xv2K8-SuHLk&amp;rel=0"></param><param name="wmode" value="transparent"></param><embed src="http://www.youtube.com/v/Xv2K8-SuHLk&amp;rel=0" type="application/x-shockwave-flash" wmode="transparent" width="425" height="355"></embed></object></p>
<div style="float:left;margin:0px 0px 0px 0px;"><a title="Post on Google Buzz" class="google-buzz-button" href="http://www.google.com/buzz/post" data-button-style="small-button" data-url="http://www.sonefe.org/2010/04/21/ceset-kokan-danaayagi-bitkisinin-neslini-devam-ettirmede-ilginc-yontemleri/"></a><script type="text/javascript" src="http://www.google.com/buzz/api/button.js"></script></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sonefe.org/2010/04/21/ceset-kokan-danaayagi-bitkisinin-neslini-devam-ettirmede-ilginc-yontemleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kendi Temiz Havanı Kendin Üret</title>
		<link>http://www.sonefe.org/2009/06/10/kendi-temiz-havani-kendin-uret/</link>
		<comments>http://www.sonefe.org/2009/06/10/kendi-temiz-havani-kendin-uret/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 10 Jun 2009 08:18:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>sonefe</dc:creator>
				<category><![CDATA[Biyoloji ve Biyoloji eğitimi]]></category>
		<category><![CDATA[bitkiler]]></category>
		<category><![CDATA[temiz hava]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sonefe.org/?p=749</guid>
		<description><![CDATA[Hava kirliliği günümüzde çok ciddi bir problemdir. Hava kirliliği yüksek seviyede olan şehirlerde hava kirliliği birçok hastalığa sebep olmaktadır. Hava kirliliğinin zirvelerde olduğu şehirlerden biri olan Delhi'de yılda onbinlere varan insanlar hava kirliliğinin yol açtığı hastalıklardan ölmektedir. Paharpur İş Merkezi ve Yazılım Teknolojisi Parkının hem CEO'su hem müdürü olan Kamal Meattle de yıllar önce hava [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.sonefe.org/wp-content/uploads/2009/06/temiz_hava.jpg" rel="lightbox[749]"><img class="alignleft size-full wp-image-756" style="margin: 5px;" title="temiz_hava" src="http://www.sonefe.org/wp-content/uploads/2009/06/temiz_hava.jpg" alt="temiz_hava" width="229" height="153" /></a>Hava kirliliği günümüzde çok ciddi bir problemdir. Hava kirliliği yüksek seviyede olan şehirlerde hava kirliliği birçok hastalığa sebep olmaktadır. Hava kirliliğinin zirvelerde olduğu şehirlerden biri olan Delhi'de yılda onbinlere varan insanlar hava kirliliğinin yol açtığı hastalıklardan ölmektedir. Paharpur İş Merkezi ve Yazılım Teknolojisi Parkının hem CEO'su hem müdürü olan Kamal Meattle de yıllar önce hava kirliliğinden ciddi etkilenenlerden biri. Doktorları Kamal'ın çevresindeki havaya alerji olduğunu ve ciğer kapasitesinin %70 oranında düştüğünü söylediler. Ölüm tehlikesiyle karşı karşıya kalan Kamal Meattle ölüm istatistikleri arasında yer almak istemedi ve mücadelesini bırakmadı. NASA'nın yaptığı çalışmaların da yardımıyla yeşil iş merkezleri, yeşil ofisler kavramını hayata soktu. Paharpur İş Merkezinde 300 civarında çalışana karşılık 1200 kadar bitki mevcut. Yapılan çalışmaların neticesinde sadece 3 değişik, her yerde bulunabilen ev bitkisiyle kapalı ortamlarda ihtiyaç duyduğumuz havayı üretebiliriz.<span id="more-749"></span>Bu bitkiler nedir?</p>
<p>1. <strong>Areka </strong>(Areca palm,(<em>Chrysalidocarpus lutescens</em>)</p>
<p>2. <strong>Paşa Kılıcı</strong> (<em>Sansevieria trifasciata</em>)</p>
<p>3. <strong>Patos </strong>veya <strong>Salon Sarmaşığı</strong> (<em>Epipremnum aureum</em>)</p>
<p>Bu bitkilerin özelliklerine kısaca bir göz atalım.</p>
<p>Areka</p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.sonefe.org/wp-content/uploads/2009/06/areca.jpg" rel="lightbox[749]"><img class="size-full wp-image-751 aligncenter" style="margin: 5px;" title="areca" src="http://www.sonefe.org/wp-content/uploads/2009/06/areca.jpg" alt="areca" width="143" height="224" /></a></p>
<p style="text-align: left;">Areka bitkisi özellikle oturma odaları veya gündüzleri çok durduğunuz ortamlar için uygundur. Bir kişinin oksijen ihtiyacı tamamını karşılamak için 4 tane omuz boyu arekana yeterlidir. hava kirliliğinin çok olduğu yerlerde yapraklarının sıklıkla silinmesi gerekir. Toprağında solucanlı gübre olması faydalıdır.</p>
<p style="text-align: left;">Paşa Kılıcı</p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.sonefe.org/wp-content/uploads/2009/06/pasa_kilici.jpg" rel="lightbox[749]"><img class="aligncenter size-full wp-image-752" style="margin: 5px;" title="pasa_kilici" src="http://www.sonefe.org/wp-content/uploads/2009/06/pasa_kilici.jpg" alt="pasa_kilici" width="184" height="184" /></a></p>
<p style="text-align: left;">Paşa kılıcı yatak odaları yani geceyi geçirdiğiniz mekanlar için uygundur. Çünkü fotosentezin farklı bir çeşidi görülen bu bitkiler karbon dioksiti gece emer ve oksijen üretir. Bir kişinin tüm oksijen ihtiyacını karşılamak için 6-8 adet bel boyunda paşa kılıcı bitkisi yeterlidir. Tabii hava filtresi olarak da bilinir bu bitki.</p>
<p style="text-align: left;">Salon Sarmaşığı</p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.sonefe.org/wp-content/uploads/2009/06/patos.bmp" rel="lightbox[749]"><img class="aligncenter size-full wp-image-753" style="margin: 5px;" title="patos" src="http://www.sonefe.org/wp-content/uploads/2009/06/patos.bmp" alt="patos" width="178" height="244" /></a></p>
<p style="text-align: left;">Salon sarmaşığı mütevazi görüntüsüyle aslında çok önemli işler yapmaktadır. Salon sarmaşığı formaldehit ve diğer uçucu zaralı gazların emilimini sağlar.</p>
<p style="text-align: left;">Görüldüğü üzere bazı bitkileri evinizde veya ofisinizde bulundurarak ortamın hava kalitesini kolayca artırabilirsiniz. Kamal Meattle ve ekibi bunu profesyonel anlamda 15 yıldır deniyor ve bu bitkilerin ciddi oranda temiz hava ürettiğini bilimsel olarak ispatlamışlar. Paharpur iş merkezi Hindistan hükumeti tarafından en sağlıklı bina seçildi. Aynı bilimsel çalışma gösterdi ki o iş merkezinde 10 saat geçiren birinin kan oksijen oranın %1 artıyor.  Delhi'deki diğer iş merkezlerine kıyaslandığında üst solunum yolu rahatsızlıklarında %20, başağrılarında %24, akciğer rahatsızlıklarında %10, astımda %9 oranında azalma gözlemlenmiştir.</p>
<p style="text-align: left;">Görüldüğü üzere az bir gayretle hava kalitemizi artırabilir sağlık sorunlarımızı azaltabiliriz.</p>
<p style="text-align: left;">Kamal Meattle'ın bu konuyla iligili TED konferansını burdaki <a href="http://www.ted.com/talks/kamal_meattle_on_how_to_grow_your_own_fresh_air.html" target="_blank">linkten </a>seyredebilirsiniz.</p>
<div style="float:left;margin:0px 0px 0px 0px;"><a title="Post on Google Buzz" class="google-buzz-button" href="http://www.google.com/buzz/post" data-button-style="small-button" data-url="http://www.sonefe.org/2009/06/10/kendi-temiz-havani-kendin-uret/"></a><script type="text/javascript" src="http://www.google.com/buzz/api/button.js"></script></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sonefe.org/2009/06/10/kendi-temiz-havani-kendin-uret/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Meyvelerden pil yapın</title>
		<link>http://www.sonefe.org/2008/04/01/meyvelerden-pil-yapin/</link>
		<comments>http://www.sonefe.org/2008/04/01/meyvelerden-pil-yapin/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 01 Apr 2008 07:40:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>sonefe</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haberler ve Aktiviteler]]></category>
		<category><![CDATA[bitkiler]]></category>
		<category><![CDATA[meyve pili]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.efem.dnip.net/2008/04/01/meyvelerden-pil-yapin/</guid>
		<description><![CDATA[Birçoğunuz meyvelerden pil yapılabileceğini duymuştur ama ben ilk defa denedim ve heyecanımı paylaşmak istedim. Bazı meyvelere bakır ve çinko metaller saplayarak elektrik akımı elde etmek mümkün. Hatta birden fazla limonu tıpkı piller gibi seri bağlayarak ampul, saat hatta mp3 çalarınızı çalıştırmanız mümkün. Yani yolculuğa çıkarken mp3 çalarınızla birlikte bir kilo limon da almayı unutmayın. Peki [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://uk.gizmodo.com/fruitclock.jpg" align="left" height="164" hspace="5" vspace="5" width="209" />Birçoğunuz meyvelerden pil yapılabileceğini duymuştur ama ben ilk defa denedim ve heyecanımı paylaşmak istedim. Bazı meyvelere bakır ve çinko metaller saplayarak elektrik akımı elde etmek mümkün. Hatta birden fazla limonu tıpkı piller gibi seri bağlayarak ampul, saat hatta mp3 çalarınızı çalıştırmanız mümkün. Yani yolculuğa çıkarken mp3 çalarınızla birlikte bir kilo limon da almayı unutmayın. Peki bu pil nasıl çalışıyor?<span id="more-113"></span></p>
<p>Meyvelerde bulunan tuzlu veya asitli çözeltiye bakır ve çinko metallerini koyduğumuzda küçük voltajlarda elektrik  akımı oluşturan elektrokimyasal reaksiyon gerçekleşir. Bakır ve çinko elektrot vazifesi görür. Bakır pozitif yani katot, çinko ise negatif yani anot olur. Limon suyunun içerisinde herbir elektrotla oksidasyon-redüksiyon tepkimeleri gerçekleşir:</p>
<p>Zn → Zn<sup>2+</sup> + 2 <a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Electron" title="Electron">e</a><sup>- </sup> çinko iki elektron verirken katotda ise hidrojen iki elektron alır.</p>
<p>2H<sup>+</sup>+ 2<a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Electron" title="Electron">e</a><sup>-</sup> → H<sub>2<br />
</sub></p>
<p>Elektronların hareketi de malumunuz elektrik akımını oluşturur. Meyvelerden birçoğunu kullanabilirsiniz ama limon asitliği yönüyle en çok tercih edileni.</p>
<p>Peki nasıl yapacağız limon pilimizi?</p>
<p>Bunun için gerekli olan temel malzemeler,</p>
<p><img src="http://www.seed.slb.com/en/scictr/lab/fruit/images/fruit1.jpg" height="116" width="175" /></p>
<ul>
<li>meyve (limon,patates,muz ..)</li>
<li>Bakır metal (bakır madeni paralar)</li>
<li>Çinko metal (genelde çiviler çinko kaplıdır)</li>
<li>tel</li>
<li>çalıştıracak bir şey (küçük ampul,LED,elektronik saat...)</li>
</ul>
<p>Tek yapmanız gereken şey her bir limona bir bakır para bir çinko çivi saplamanız. Unutmayın limonları seri bağlamak istiyorsanız, bir limonun artısını (bakır para)  diğer limonun eksisine (çivi) bağlayacaksınız.</p>
<p><img src="http://www.seed.slb.com/en/scictr/lab/fruit/images/fruit9.jpg" height="119" width="175" />  <img src="http://www.seed.slb.com/en/scictr/lab/fruit/images/fruit10.jpg" height="121" width="154" /></p>
<p>Size yardımcı olacak çeşitli videoları aşağıda izeleyebilirsiniz.</p>
<p><object width="425" height="355"><param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/euBpKAWOOlw&amp;rel=0"></param><param name="wmode" value="transparent"></param><embed src="http://www.youtube.com/v/euBpKAWOOlw&amp;rel=0" type="application/x-shockwave-flash" wmode="transparent" width="425" height="355"></embed></object></p>
<p><object width="425" height="355"><param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/tGNxEAGMbKo&amp;rel=0"></param><param name="wmode" value="transparent"></param><embed src="http://www.youtube.com/v/tGNxEAGMbKo&amp;rel=0" type="application/x-shockwave-flash" wmode="transparent" width="425" height="355"></embed></object></p>
<p><object width="425" height="355"><param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/vvvLTGurxbs&amp;rel=0"></param><param name="wmode" value="transparent"></param><embed src="http://www.youtube.com/v/vvvLTGurxbs&amp;rel=0" type="application/x-shockwave-flash" wmode="transparent" width="425" height="355"></embed></object></p>
<div style="float:left;margin:0px 0px 0px 0px;"><a title="Post on Google Buzz" class="google-buzz-button" href="http://www.google.com/buzz/post" data-button-style="small-button" data-url="http://www.sonefe.org/2008/04/01/meyvelerden-pil-yapin/"></a><script type="text/javascript" src="http://www.google.com/buzz/api/button.js"></script></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sonefe.org/2008/04/01/meyvelerden-pil-yapin/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İlginç Bilgiler: Bitkiler</title>
		<link>http://www.sonefe.org/2008/03/15/ilginc-bilgiler-bitkiler/</link>
		<comments>http://www.sonefe.org/2008/03/15/ilginc-bilgiler-bitkiler/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 15 Mar 2008 10:04:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>sonefe</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haberler ve Aktiviteler]]></category>
		<category><![CDATA[bitkiler]]></category>
		<category><![CDATA[İlginç Bilgiler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.efem.dnip.net/2008/03/15/ilginc-bilgiler-bitkiler/</guid>
		<description><![CDATA[Bitkilerle ilgili, Ali Ant'ın Evrende Yolculuk kitabının 3. cildinden bazı ilginç bilgiler aktarmak istiyorum. Bitkilerin yapraklarında fotosentez olabilmesi için güneş ışığı almaları gerekmektedir. Bu yüzden birçok bitkinin yaprağı ve dalları rastgele değil, gelen güneş ışığından maksimum derecede istifade edecek şekilde bir Kudret eli tarafından yerleştirilmiştir. Şeker kamışında ise aynı amaç için farklı bir yöntem kullanılır. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.sokakkedisi.net/fayda/cicek/sekersarmasigi.jpg" align="left" height="170" hspace="5" vspace="5" width="109" />Bitkilerle ilgili, Ali Ant'ın Evrende Yolculuk kitabının 3. cildinden bazı ilginç bilgiler aktarmak istiyorum.</p>
<p>Bitkilerin yapraklarında fotosentez olabilmesi için güneş ışığı almaları gerekmektedir. Bu yüzden birçok bitkinin yaprağı ve dalları rastgele değil, gelen güneş ışığından maksimum derecede istifade edecek şekilde bir Kudret eli tarafından yerleştirilmiştir. Şeker kamışında ise aynı amaç için farklı bir yöntem kullanılır. Alt yaprakların güneş ışığı alabilmesi için üst yapraklarda delikler bulunur.(Bu bitki aynı zamanda kediler için zehirlidir)<span id="more-104"></span></p>
<p>En ağır ağaç, kökleri ile birlikte 6.720 tondur. En uzun ağaç ise Avustralya'da bulunmuş olup 150 metre yüksekliğindedir.</p>
<p><img src="http://www.humboldt.edu/~sillett/photos/eure/full/2_bigash_3stooges.jpg" height="256" width="190" /> <img src="http://www.holani.com/images/HolaniFlora/Trees/fanpalm.jpg" height="252" hspace="5" vspace="5" width="190" /></p>
<p>Ginkgo türü ağaç dünya üzerinde bilinen en yaşlı bitki türü. Geçmişi 250 milyon yıla dayanır. Bir tür bambunun Çin'de 999 yılında çiçek açtığı bilinmektedir. O zamandan beri 120 yılda bir çiçek açmıştır. Tallipot palmiyeleri ise tam bir asır yaşar ve daha sonra çiçek vererek ölür.</p>
<p>Dev sekinoların ilk defa çiçek açması için 175-200 yıl kadar zaman geçer. Portakal ağaçları 100 yıl kadar meyve verebilir. Fransa'ya getirilen ünlü bir portakala ağacının 473 yıl meyve verdiği kaydedilmiştir.</p>
<p>15 bin çeşit pirinç türü vardır. Petunya ile patates birbiri ile akrabadır ve soğan aslında bir tür zambaktır.</p>
<p>İşte petunya ve patates:</p>
<p><img src="http://www.kaliteliresimler.com/data/media/1021/petunyalar.jpg" height="160" width="176" /> <img src="http://www.mjora.com/lazurimtrl/botanik/123.jpg" height="161" width="133" /></p>
<p>İşte soğan ve zambak:</p>
<p><img src="http://www.nablusi.com/resim/data/media/900/soan_5.jpg" height="257" width="151" /> <img src="http://www.harikasozler.net/data/media/573/www.harikasozler.net_beyazzambask.jpg" height="202" width="274" /></p>
<p><img src="http://www.ecology.info/images/bambu.jpg" align="left" height="147" hspace="5" vspace="5" width="110" />Biri bize sabah kahvaltıda ne otladın dese kızarız; ama aslında doğruyu söylüyordur. Kahvaltıda yediklerimizin çoğu çeşitli çimen türleridir aslında. Yulaf, arpa, buğday, mısır ve şeker kamışı, dışarıdaki çimenler ile çok yakın akrabadırlar. Hep çimenleri kısa biliriz ama 40 metreyi bulan bambu da bir çimendir. Ayrıca bambular bir günde 1 metre kadar büyüyebilirler.</p>
<p>Mallow yabani otunun yaprakları gün boyunca güneşi izler. Daha ilginç olanı güneş battıktan sonra otomatik olarak, sabah güneşin doğacağı yere dönüp beklemeye başlar.</p>
<p><img src="http://static.howstuffworks.com/gif/mallow-cheese.jpg" height="286" width="400" /></p>
<p>At kestanesi bir zamanlar bütün avrupaya yayılmıştı ve çok popülerdi. Bunun sebebi ise tam bir yanlış anlamaydı. Türkler Avrupaya geldiklerinde bu bitkiyi getirmişlerdi ve sıtmaya karşı kullanıyorlardı. Bir kelime karışıklığı sonucunda, Türk atlarının bu bitki ile beslendiğinden, nefesinin çok açık olduğu söylentisi yayıldı. Bunun üzerine ünlü Türk atları ile baş edebilecek atlar yetiştirmek için bütün Avrupa at yemi olarak at kestanesi kullanmaya başladı.</p>
<p><img src="http://www.pureextracts.us/images/products/HORSE_CHESTNUT.jpg" height="375" width="500" /></p>
<div style="float:left;margin:0px 0px 0px 0px;"><a title="Post on Google Buzz" class="google-buzz-button" href="http://www.google.com/buzz/post" data-button-style="small-button" data-url="http://www.sonefe.org/2008/03/15/ilginc-bilgiler-bitkiler/"></a><script type="text/javascript" src="http://www.google.com/buzz/api/button.js"></script></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sonefe.org/2008/03/15/ilginc-bilgiler-bitkiler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Avcı Bitkiler: Venüs Bitkisi</title>
		<link>http://www.sonefe.org/2008/01/27/avci-bitkiler-venus-bitkisi/</link>
		<comments>http://www.sonefe.org/2008/01/27/avci-bitkiler-venus-bitkisi/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 27 Jan 2008 10:43:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>sonefe</dc:creator>
				<category><![CDATA[Biyoloji ve Biyoloji eğitimi]]></category>
		<category><![CDATA[bitkiler]]></category>
		<category><![CDATA[venüs bitkisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://sonefe.isb.ro/2008/01/27/avci-bitkiler-venus-bitkisi/</guid>
		<description><![CDATA[Toprağa tamamen bağımlı yaşayan bitkiler alemi, çarpıcı güzellikleri, birbirinden ilginç türleri, yeryüzüne yayılma yöntemleri ve daha bir çok özellikleriyle her zaman insanların ilgisini çekmistir. Bilimadamlari yaptıklari araştirmalarla her geçen gün bu renkli dünyanin içinde barındırdığı sırları gözler önüne sermektedirler. Bitkiler alemindeki farklı türlerden biri de umulmadık kadar hızlı bir avcı olan venüs bitkisidir (Dionaea muscipula). [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a class="thickbox" title="venus1.jpg" href="http://www.sonefe.org/wp-content/gallery/resim-galerisi/venus1.jpg" rel="lightbox[63]"><img src="http://www.sonefe.org/wp-content/gallery/resim-galerisi/venus1.jpg" alt="venus1.jpg" hspace="5" vspace="5" width="186" height="139" align="left" /></a>Toprağa tamamen bağımlı yaşayan bitkiler alemi, çarpıcı güzellikleri, birbirinden ilginç türleri, yeryüzüne yayılma yöntemleri ve daha bir çok özellikleriyle her zaman insanların ilgisini çekmistir. Bilimadamlari yaptıklari araştirmalarla her geçen gün bu renkli dünyanin içinde barındırdığı sırları gözler önüne sermektedirler. Bitkiler alemindeki farklı türlerden biri de umulmadık kadar hızlı bir avcı olan venüs bitkisidir (<em>Dionaea muscipula</em>). Bu bitkinin en büyük özelliği topraktan aldığı minerallerle değil, yakaladığı böceklerdeki proteinle beslenmesidir.    Venüs bitkisi, bitkiler arasında gezinerek kendine yiyecek arayan bir sinek için oldukça cazip bir görüntüye sahiptir. <span id="more-63"></span>Yeşil yaprakları arasinda kırmızı rengi ile bir çok sineğin dikkatini çeker. Fakat Venüs bitkisinin çevresinde dolanan avlarını yakalayabilmesini sağlayan esas silahı, kırmızı renginden çok yapraklarinin çevresindeki bezlerden salgıladığı şeker kokulu salgısıdır. Salgılanan kokunun dayanılmaz etkisine kapılan sinek, kendisine yapılan davete hemen cevap verir. Ve Venüs’ün yapraklarının arasında bir yiyecek bulmak ümidiyle gezinmeye başlar. Fakat bu yaprakların arasında gezinirken kendisi hiç farketmeden venüs bitkisinin son derece duyarlı tüylerini uyarır. Ve bitki aniden kapaklarını kapayarak sineği hapseder. Artık yaprakların arasında hapsolan sineğin kaçış imkani kalmamıştır.  Hiç hareketsiz duran bu bitkinin aniden kapanarak bir tuzak görevi görmesi akla pek çok soru getirmektedir. Bunlardan ilki venüs bitkisinin nasıl bu kadar hızlı olabildiğidir. Düşünün ki, avucunuza konan sineği bile yakalamak çok zordur.</p>
<p><strong><span style="color: #990000;"><span style="font-size: xx-small;">VENÜS BİTKİSİ NASIL KAPANIYOR?</span></span></strong><br />
Araştırmalar venüs bitkisinin içinde elektriksel bir sistem olduğunu ortaya koymustur. Bu elektriksel sistemin işleyişi ise ince bir planın göstergesidir.</p>
<p><a class="thickbox" title="venus4.jpg" href="http://www.sonefe.org/wp-content/gallery/resim-galerisi/venus4.jpg" rel="lightbox[63]"><img src="http://www.sonefe.org/wp-content/gallery/resim-galerisi/venus4.jpg" alt="venus4.jpg" hspace="5" vspace="5" width="267" height="177" align="left" /></a>Kapanma işleminin ilk aşamasi yapraklar arasındaki bir kaç tüycüğün hareketiyle başlar. Çiçek üzerine konan sinek, burada dolaşırken ister istemez bu tüycüklere temas eder. Ancak tek bir temasta çiçek kapanmaz. Çünkü böyle olsaydi çiçek her etkide -örnegin tek bir yağmur damlası sebebiyle- boşu boşuna kapanacaktir. Çiçeğin kapanması için bu tüycüklerin bir süre uyarılması gereklidir. Eğer oluşan bu mekanik itme yeterince güçlüyse, alıcılardan tıpkı bir havuzdaki dalgalar gibi yaprak boyunca elektriksel sinyaller yayılır sinyaller motor hücrelere ulaşır. Bitki içindeki bu hücreler elektriksel uyarıyı alır almaz bünyelerindeki su dengesini değistirirler. Kapanın iç tarafındaki hücreler bünyelerindeki suyu bırakıp çöker. Bu olay havası alınmış bir balonun sönmesine benzer. Kapanın hemen dışındaki hücreler ise aşırı su alarak şişer. Ve kapan bir tarafı gevşeyip bir tarafı kasılarak kapanır.</p>
<p><object width="425" height="355"><param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/-PPhplojOUk&amp;rel=0"></param><param name="wmode" value="transparent"></param><embed src="http://www.youtube.com/v/-PPhplojOUk&amp;rel=0" type="application/x-shockwave-flash" wmode="transparent" width="425" height="355"></embed></object></p>
<p>(Videoyu indirmek için tıklayınız.) Note: There is a file embedded within this post, please visit this post to download the file.</p>
<p>Bu öylesine mükemmel bir mekanizmadır ki, içeride sıkışıp kalan böcek her çırpınışında hassas tüyleri daha da çok uyarır ve yaprakların daha sıkı kapanmasına neden olur. Bundan sonra venüs bitkisi, içine kapattığı böceği sindirmek için özel bir sıvı salgılamaya başlar.Şimdi bu etkileyici avlanma sistemi üzerinde düşünelim. <a class="thickbox" title="venus2.jpg" href="http://www.sonefe.org/wp-content/gallery/resim-galerisi/venus2.jpg" rel="lightbox[63]"><img src="http://www.sonefe.org/wp-content/gallery/resim-galerisi/venus2.jpg" alt="venus2.jpg" hspace="5" vspace="5" width="226" height="169" align="right" /></a>Bitkinin avını yakalayabilmesi ve sindirilebilmesi için tüm sistemin varolması gereklidir. Birinin bile eksikliği bitki için ölüm demektir. Örnegin; yaprak içindeki tüyler olmasa böcek içeride gezmesine rağmen reaksiyon hiçbir zaman başlayamayacağından bitki kapanamayacaktir. Veya kapama sistemi olsa ancak böceği sindirecek salgılardan mahrum olsa, tüm sistem boşa gidecektir. Kısaca sistemin bir parçasının eksik olmasi demek bitkinin ölümü demektir.</p>
<p>Buradaki en önemli nokta ise, sözkonusu usta avcının düşünceden mahrum bir canlı olmasıdır. Bitki, elbette avlandiğinin farkında bile değildir. O da, diger tüm bitkiler gibi hiçbir çaba sarfetmeden beslenebilecek bir sistemle birlikte yaratılmıştır. Her canlıya rızkını veren Allah ona da böyle bir beslenme yolu takdir etmiştir.</p>
<p><object width="425" height="355"><param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/ymnLpQNyI6g&amp;rel=0"></param><param name="wmode" value="transparent"></param><embed src="http://www.youtube.com/v/ymnLpQNyI6g&amp;rel=0" type="application/x-shockwave-flash" wmode="transparent" width="425" height="355"></embed></object></p>
<p>NOT: Bu bitkiye sahip olup evinde besleyenler venüs bitkisiyle çok oynamamalılar. Eğer bitki yaklaşık on defa başarısız kapanma hareketi yaparsa (kalemle dokunup kapanmasını sağlamak gibi) bitki dokunmaya karşı tepki vermeyi bırakıp sadece fotosentezle hayatını devam ettirmeye başlıyor yani teorik olarak venüs bitkinizi bozmuş olursunuz.</p>
<div style="float:left;margin:0px 0px 0px 0px;"><a title="Post on Google Buzz" class="google-buzz-button" href="http://www.google.com/buzz/post" data-button-style="small-button" data-url="http://www.sonefe.org/2008/01/27/avci-bitkiler-venus-bitkisi/"></a><script type="text/javascript" src="http://www.google.com/buzz/api/button.js"></script></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sonefe.org/2008/01/27/avci-bitkiler-venus-bitkisi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>E-Kitap: Bitkilerle Tedavi Yöntemleri</title>
		<link>http://www.sonefe.org/2008/01/20/e-kitap-bitkilerle-tedavi-yontemleri/</link>
		<comments>http://www.sonefe.org/2008/01/20/e-kitap-bitkilerle-tedavi-yontemleri/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 20 Jan 2008 17:32:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>sonefe</dc:creator>
				<category><![CDATA[E-Kitap]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[bitkiler]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://sonefe.isb.ro/2008/01/20/e-kitap-bitkilerle-tedavi-yontemleri/</guid>
		<description><![CDATA[Önemli hastalıkların tedavisi mutlaka uzman doktorlar tarafından gerçekleştirilmelidir, ancak ufak tefek her rahatsızlıkta da kişinin hemen doktor kontrolüne girmesi gerekmeyebilir. Bitkilerle Tedavi Yöntemleri kitabı size bu konuda yardımcı olacaktir. Size bitkileri tanıtacak, etkinlik biçimleri hakkinda bilgilendirecek. A' dan Z' ye birçok hastalığın Allah'ın izniyle bitkilerle tedavi yolları , bitkilerin bilmediğimiz yönleri , bitkileri bir şifa [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.hermeskitap.com/catalog/images/975615500-0qdytdi.jpg" rel="lightbox[49]"><img style="margin: 5px;" src="http://www.hermeskitap.com/catalog/images/975615500-0qdytdi.jpg" alt="bitkilerle tedavi" hspace="5" vspace="5" align="right" /></a>Önemli hastalıkların tedavisi mutlaka uzman doktorlar tarafından gerçekleştirilmelidir, ancak ufak tefek her rahatsızlıkta da kişinin hemen doktor kontrolüne girmesi gerekmeyebilir. Bitkilerle Tedavi Yöntemleri kitabı size bu konuda yardımcı olacaktir. Size bitkileri tanıtacak, etkinlik biçimleri hakkinda bilgilendirecek.</p>
<p><span class="kapakyazisi" style="line-height: 13pt">A' dan Z' ye birçok hastalığın Allah'ın izniyle bitkilerle tedavi yolları , bitkilerin bilmediğimiz yönleri , bitkileri bir şifa kaynağı olarak kullanmanın sırları bu kitapta sizleri bekliyor. </span></p>
<p>Kitabı indirmek için aşağıdaki linke tıklayınız.</p>
Note: There is a file embedded within this post, please visit this post to download the file.
<p>(Not: Kitapta bazı Türkçe karakterler çıkmamıştır)</p>
<div style="float:left;margin:0px 0px 0px 0px;"><a title="Post on Google Buzz" class="google-buzz-button" href="http://www.google.com/buzz/post" data-button-style="small-button" data-url="http://www.sonefe.org/2008/01/20/e-kitap-bitkilerle-tedavi-yontemleri/"></a><script type="text/javascript" src="http://www.google.com/buzz/api/button.js"></script></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sonefe.org/2008/01/20/e-kitap-bitkilerle-tedavi-yontemleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hurmanın faydaları ve insanla arasındaki benzerlikler</title>
		<link>http://www.sonefe.org/2008/01/10/hurma-ve-insanla-arasindaki-benzerlikler/</link>
		<comments>http://www.sonefe.org/2008/01/10/hurma-ve-insanla-arasindaki-benzerlikler/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 10 Jan 2008 19:12:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>sonefe</dc:creator>
				<category><![CDATA[bitkiler]]></category>
		<category><![CDATA[Biyoloji]]></category>
		<category><![CDATA[hurma]]></category>
		<category><![CDATA[hurma ve insan]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://sonefe.isb.ro/2008/01/10/hurma-ve-insanla-arasindaki-benzerlikler/</guid>
		<description><![CDATA[Hurma (Phoenix dactylifera), palmiyegiller (Arecaceae) familyasından dekoratif yapraklı bir palmiye türü. Öbür palmiyeler gibi tropikal ve ılıman yerlerde yetişir. Sıcağı sever, soğuktan hoşlanmaz. kışın ısı +10 derecenin altına düşmemelidir.Akdeniz iklimindeyse ısı sorunu yoktur dışarıda yaşayabilir.Bitkinin bulunduğu mekan ısıtılıyorsa yapraklarına ara sıra su püskürtmek gerekir. Bitki, hava akımından korunmalıdır. Gerçi bizler hurmayı daha çok tatlı yerine [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/thumb/f/fc/Hurma.JPG/800px-Hurma.JPG" alt="hurmalar" align="left" height="167" hspace="5" vspace="5" width="222" /><strong>Hurma</strong> (<em>Phoenix dactylifera</em>), <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Palmiyegiller" title="Palmiyegiller">palmiyegiller</a> (Arecaceae) <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Familya" title="Familya">familyasından</a> dekoratif yapraklı bir <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Palmiye" title="Palmiye">palmiye</a> <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/T%C3%BCr" title="Tür">türü</a>. Öbür palmiyeler gibi <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Tropikal" title="Tropikal">tropikal</a> ve ılıman yerlerde yetişir. Sıcağı sever, soğuktan hoşlanmaz. <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/K%C4%B1%C5%9F" title="Kış">kışın</a> ısı +10 derecenin altına düşmemelidir.Akdeniz iklimindeyse ısı sorunu yoktur dışarıda yaşayabilir.Bitkinin bulunduğu mekan ısıtılıyorsa yapraklarına ara sıra su püskürtmek gerekir. Bitki, hava akımından korunmalıdır.</p>
<p>Gerçi bizler hurmayı daha çok tatlı yerine geçen bir ikram niyetiyle yesek de, onun insan bedenine çok daha büyük faydaları olduğu tıbben bilinen bir gerçektir.</p>
<p>Hurma sağlıklı insan için gıda, hasta insan için de bir ilâçtır. Bugün modern tıp, hurmanın insan vücudunun canlı ve sağlıklı kalabilmesi için çok önemli 10’dan fazla elemente sahip olduğunu keşfetmiştir.<span id="more-32"></span></p>
<p>Bu nedenle günümüzde bilim adamları, insanın sadece hurma ve suyla yıllarca yaşayabileceğini onaylıyorlar. Bu konuda tanınmış uzmanlardan biri olan V. H. W. Dowson, bir hurma ve bir bardak sütün, insanın günlük besin ihtiyacını karşılamaya yeteceğini söylemektedir. Açıkçası, hurma, insan vücudu için gerekli bütün temel vitamin ve proteinlere sahip bir gıdadır.</p>
<p>Yaklaşık % 20 nem ihtiva eden taze hurmalarda % 60-65 şeker ve % 2 protein vardır. Kurumuş hurmalarda şeker oranı % 75-85 civarındadır. Ayrıca hurmadaki şeker, insan vücuduna bol miktarda hareket ve ısı enerjisi kazandıran, vücutta parçalanıp kullanılması kolay olan meyve şekeri fruktozdur. Kan şekerini hızla yükselten glikoz türünden değildir. Hurmadaki şeker, meyve şekeri olduğu için, sanılanın aksine şişmanlatmaz. Yoğun tempo yüzünden yorgunluk ve bitkinlik hissedenler bol bol taze hurma yiyebilirler.</p>
<p><img src="http://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/thumb/1/17/Dates_on_date_palm.jpg/411px-Dates_on_date_palm.jpg" alt="hurma agaci" align="absmiddle" height="599" hspace="5" vspace="5" width="411" /></p>
<p>Hurma aynı zamanda lif, yağ ve proteinler açısından da çok zengindir. Hurmada sodyum, potasyum, kalsiyum, magnezyum, demir, kükürt, fosfor ve klor da bulunmaktadır. Bunların yanı sıra, A vitamini, betakaroten, B1, B2, B3 ve B6 vitaminlerini de içerir. Hurma, lif yönüyle de zengin olduğu için yemek aralarında atıştırılması kabızlığa iyi gelir.</p>
<p>Yine, hurma bedenî ve zihnî gelişmeyi sağlar. Meyveler arasında vücut için en gıdalısıdır. Ayrıca potasyum, beyne oksijen gitmesine de yardımcı olarak berrak düşünebilmeye vesile olur. Vücut sıvıları için uygun alkalik özelliği sağlar. Zehirli vücut atıklarını dışarı atması için böbrekleri uyarır. Karaciğeri kuvvetlendirir. Yüksek kan basıncını düşürmeye yardım eder ve sağlıklı deri oluşumunu sağlar.</p>
<p>Hurma, betakaroten açısından da son derece zengindir. Betakarotenin hücrelere saldıran molekülleri kontrol altına alarak, kanseri önleyici özelliği vardır. Hurmanın çok tüketildiği ülkelerde kansere tutulma oranı çok azdır. Boğaz hastalıkları için de faydası olan hurma, boğaz ağrısını keser. Bronşit, öksürük ve soğuk algınlığı şikâyetlerini giderir.</p>
<p>Bilim adamları hurmanın stres ve gerginliği giderici etkisine de dikkat çekiyorlar. Stresli ve gergin olanlara sabah, öğle ve akşam olmak üzere üçer-beşer adet hurma yemesi tıp çevrelerince tavsiye edilmektedir. Berkeley Üniversitesi uzmanlarının yaptığı araştırmalarda, sinir vitamini olarak adlandırılan B6 ile kasların çalışmasında önemli rol oynayan ve bu sebeple kalp krizini önleyici tesiri olduğu bilinen magnezyumun hurmada bol miktarda olduğu ortaya çıkmıştır. Öte taraftan, hurma içerdiği B1 vitamini ile sinir sisteminin sağlıklı olmasını kolaylaştırır. Vücuttaki karbonhidratların enerjiye çevrilmesine, protein ve yağların vücudun diğer ihtiyaçları için kullanılmasına yardımcı olur. B2 vitaminiyle de, vücudun enerji sağlaması ve hücrelerin yenilenmesi için protein, karbonhidrat ve yağların yakılmasına yardımcı olur.<br />
Hurma ile insan arasındaki benzerlik<br />
İnsan ile hurma ağacı arasında sıkı bir benzerlik bağı vardır. Zaten ikisi de aynı çamurdan  yaratılmıştır.<br />
İnsan da, hurma da dik ve geniş bir gövdeye sahiptir.<br />
İnsanın da hurmanın da  erkeği ve dişisi vardır.<br />
İkisi de ancak döllenme ile çoğalır ve meyve verir.<br />
İnsanın kafası, hurmanın da üst tepe noktası kesildiğinde ölürler.<br />
İnsanın kalbi, hurmanın gövdesi kuvvetli bir darbeye maruz kalırsa ölürler.<br />
Ömrü insan ömrü kadardır.<br />
Yavrulaması insanın yavru adedine eşittir.<br />
Gençlik ve ihtiyarlık yaşlarında aynı özellik gösterirler.<br />
İnsan vucudunda kıl,hurma gövdesinde lifler bulunur.<br />
Erkeklik poleni kokusuyla, insanın meni kokusu aynıdır.<br />
Her ikisi de şiddetle suya ihtiyaç duyarlar, susuz kaldıklarında aynı sürede ölürler.<br />
Medine hurması dünyanın en meşhur hurmalarındandır. Doksan dokuz çeşidinin olduğu söylenir. En meşhuru <strong>Acve</strong> hurmasıdır.<br />
(Zafer dergisi ve vikipedi den alıntılar yapılmıştır.)</p>
<div style="float:left;margin:0px 0px 0px 0px;"><a title="Post on Google Buzz" class="google-buzz-button" href="http://www.google.com/buzz/post" data-button-style="small-button" data-url="http://www.sonefe.org/2008/01/10/hurma-ve-insanla-arasindaki-benzerlikler/"></a><script type="text/javascript" src="http://www.google.com/buzz/api/button.js"></script></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sonefe.org/2008/01/10/hurma-ve-insanla-arasindaki-benzerlikler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>2008 Uluslar Arası PATATES Yılı ilan edildi</title>
		<link>http://www.sonefe.org/2008/01/03/2008-uluslar-arasi-patates-yili-ilan-edildi/</link>
		<comments>http://www.sonefe.org/2008/01/03/2008-uluslar-arasi-patates-yili-ilan-edildi/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 03 Jan 2008 20:30:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>sonefe</dc:creator>
				<category><![CDATA[bitkiler]]></category>
		<category><![CDATA[patates]]></category>
		<category><![CDATA[patates yılı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://sonefe.isb.ro/?p=15</guid>
		<description><![CDATA[2008 yılı Birleşmiş Milletler tarafından, patatesin dünya popülasyonunun günlük beslenmesinin en önemli yiyeceği olduğu nedeniyle uluslar arası patates yılı ilan edildi. IYP (International Year of the Potato)patatesin, dolayısıyla da tarımın dünyadaki açlık problemi için öneminin bilincini artıracak. Önümüzdeki 20 yıl içerisinde dünya nüfusunun büyüme hızının yıllık 100 milyon kişi olması bekleniyor. Bu artışın büyük bir kısmının da zaten [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>
<a href="http://www.sonefe.org/wp-content/gallery/resim-galerisi/patates_yili.jpg" title="" class="thickbox" rel="singlepic15"  rel="lightbox[15]">
	<img class="ngg-singlepic" src="http://www.sonefe.org/index.php?callback=image&amp;pid=15&amp;width=320&amp;height=240&amp;mode=" alt="patates_yili.jpg" title="patates_yili.jpg" />
</a>
 2008 yılı Birleşmiş Milletler tarafından, patatesin dünya popülasyonunun günlük beslenmesinin en önemli yiyeceği olduğu nedeniyle uluslar arası patates yılı ilan edildi. IYP (International Year of the Potato)patatesin, dolayısıyla da tarımın dünyadaki açlık problemi için öneminin bilincini artıracak. Önümüzdeki 20 yıl içerisinde dünya nüfusunun büyüme hızının yıllık 100 milyon kişi olması bekleniyor. Bu artışın büyük bir kısmının da zaten su ve toprak üstündeki baskının çok yoğun olduğu gelişmekte olan ülkelerde olacaği tahmin ediliyor. Bu yüzden şu andaki ve gelecekteki besin güvenliğinin sağlanması şart. Patates bu konuda anahtar rol oynayabilecek bir besin. Peki patates hakkında ne biliyoruz?<span id="more-15"></span></p>
<p>Patates 8000 yıldır Alp dağlarında tüketilmektedir. İspanyollar tarafından 16. yüzyılda Avrupaya getirilince hızla dünyaya yayıldı. Şu anda dünyada 195 milyon km karelik alanda patates ekilmektedir. Patates, 2006 raporlarına göre yıllık 315 milyon tonla dünyanın 4. en fazla üretilen mahsulüdür.</p>
<p><img border="0" align="middle" width="700" src="http://www.potato2008.org/images/potatousda.jpg" alt="patatesler" height="224" /> </p>
<p>Patates proteininin biyolojik değeri 73'tür. Biyolojik değer besinden alınıp vücut tarafından kullanılan azot miktarını gösteren rakamdır. Patates yumurtadan (96) sonra ikinci, soya fasulyesinin (72) biraz önünde, mısır (54) ve buğdayın (53) çok çok üstündedir.</p>
<p>Patates önemli miktarda vitamin içermektedir. C vitamini ihtiyacımızın %30'unu patatesten karşılarız.</p>
<p>Deniz seviyesinden dağlık arazilere kadar, çok çeşitli toprak ve iklimde yetişmektedir. Patates bitkisi 90  ila 120 gün arasında olgunlaşıp 60 gün içerisinde de patates meydana getirir.</p>
<p>Patates Allah'ın bize sunduğu bir nimet değil de ya nedir?</p>
<p>Daha fazla bilgi için <a href="http://www.potato2008.org/">http://www.potato2008.org</a></p>
<p>Belki patates yılıyla ilgisi yok ama patates cipsiyle ilgili ilginç bir video:<br />
<object width="425" height="373"><param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/EY3Lw_-bj5U&#038;rel=1&#038;border=1"></param><param name="wmode" value="transparent"></param><embed src="http://www.youtube.com/v/EY3Lw_-bj5U&#038;rel=1&#038;border=1" type="application/x-shockwave-flash" wmode="transparent" width="425" height="373"></embed></object></p>
<div style="float:left;margin:0px 0px 0px 0px;"><a title="Post on Google Buzz" class="google-buzz-button" href="http://www.google.com/buzz/post" data-button-style="small-button" data-url="http://www.sonefe.org/2008/01/03/2008-uluslar-arasi-patates-yili-ilan-edildi/"></a><script type="text/javascript" src="http://www.google.com/buzz/api/button.js"></script></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sonefe.org/2008/01/03/2008-uluslar-arasi-patates-yili-ilan-edildi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

