Biyo-Tek Günlüğüm…

15Mar/081

İlginç Bilgiler: Bitkiler

Bitkilerle ilgili, Ali Ant'ın Evrende Yolculuk kitabının 3. cildinden bazı ilginç bilgiler aktarmak istiyorum.

Bitkilerin yapraklarında fotosentez olabilmesi için güneş ışığı almaları gerekmektedir. Bu yüzden birçok bitkinin yaprağı ve dalları rastgele değil, gelen güneş ışığından maksimum derecede istifade edecek şekilde bir Kudret eli tarafından yerleştirilmiştir. Şeker kamışında ise aynı amaç için farklı bir yöntem kullanılır. Alt yaprakların güneş ışığı alabilmesi için üst yapraklarda delikler bulunur.(Bu bitki aynı zamanda kediler için zehirlidir)

En ağır ağaç, kökleri ile birlikte 6.720 tondur. En uzun ağaç ise Avustralya'da bulunmuş olup 150 metre yüksekliğindedir.

Ginkgo türü ağaç dünya üzerinde bilinen en yaşlı bitki türü. Geçmişi 250 milyon yıla dayanır. Bir tür bambunun Çin'de 999 yılında çiçek açtığı bilinmektedir. O zamandan beri 120 yılda bir çiçek açmıştır. Tallipot palmiyeleri ise tam bir asır yaşar ve daha sonra çiçek vererek ölür.

Dev sekinoların ilk defa çiçek açması için 175-200 yıl kadar zaman geçer. Portakal ağaçları 100 yıl kadar meyve verebilir. Fransa'ya getirilen ünlü bir portakala ağacının 473 yıl meyve verdiği kaydedilmiştir.

15 bin çeşit pirinç türü vardır. Petunya ile patates birbiri ile akrabadır ve soğan aslında bir tür zambaktır.

İşte petunya ve patates:

İşte soğan ve zambak:

Biri bize sabah kahvaltıda ne otladın dese kızarız; ama aslında doğruyu söylüyordur. Kahvaltıda yediklerimizin çoğu çeşitli çimen türleridir aslında. Yulaf, arpa, buğday, mısır ve şeker kamışı, dışarıdaki çimenler ile çok yakın akrabadırlar. Hep çimenleri kısa biliriz ama 40 metreyi bulan bambu da bir çimendir. Ayrıca bambular bir günde 1 metre kadar büyüyebilirler.

Mallow yabani otunun yaprakları gün boyunca güneşi izler. Daha ilginç olanı güneş battıktan sonra otomatik olarak, sabah güneşin doğacağı yere dönüp beklemeye başlar.

At kestanesi bir zamanlar bütün avrupaya yayılmıştı ve çok popülerdi. Bunun sebebi ise tam bir yanlış anlamaydı. Türkler Avrupaya geldiklerinde bu bitkiyi getirmişlerdi ve sıtmaya karşı kullanıyorlardı. Bir kelime karışıklığı sonucunda, Türk atlarının bu bitki ile beslendiğinden, nefesinin çok açık olduğu söylentisi yayıldı. Bunun üzerine ünlü Türk atları ile baş edebilecek atlar yetiştirmek için bütün Avrupa at yemi olarak at kestanesi kullanmaya başladı.

Bu yazıyı beğendiniz mi?

RSS Kaynağımıza abone olun!

Yorumlar (1) Geri izlemeler (0)
  1. çok beğendim süper ödevime uygun


Leave a comment

(required)

You must be logged in to post an
interactive video comment.

Geri izleme yok.