Gözlerden yaş tesbiti
Kopenhag Üniversitesi adli tıp bölümünden Danimarkalı bilim adamları, bir kişinin yaşının göz merceğine bakılarak anlaşılmasının yolunu buldular. Canlı dokular sürekli olarak hem hücre seviyesinde hem de doku seviyesinde değişime maruz kalırlar.İnsanda ise oluşumunu tamamladıktan sonra değişime uğramayan tek doku dişimizdeki mine (enamel) tabakasıdır. Bir başka çok özelleşmiş doku gözümüzdeki lensdir. Normal bir lensin ışığı geçirme ve kırma özelliği lensdeki kristalimsi proteinlere bağlıdır. Bu proteinler, gözün lens hücrelerinin sitoplazmalarını doldururlar. Optik kaliteyi artırmak için bu proteinlerden dış kabukta yoğun olarak bulunması ve iç kısımda ise cam gibi olması gerekir. Proteinlerin yüksek miktarda bulunması lensin ışığı kırma katsayısını artırı bu ise ışığı retina üzerine yönlendirmek için çok önemli bir özellik. Bu proteinlerin diğer bir özelliği ise yığılma yapmamaları, aksi takdirde opasiteye neden olunurdu. Zaten katarakt hastalığı yaşlanan kristalimsi proteinlerin düzgün dağılamaması sonucu ortaya çıkıyor.
Göz merceğinin ilginç özellikleri:
Göz merceği, iris ile gözbebeğinin hemen arkasında yer alır. Görevi göze gelen ışık ışınlarını kırarak ağ tabakaya odaklamaktır. Şeffaf, katı, elastik ve sarımsı renkte olup protein liflerinden oluşmuştur. İki kenarı da dışbükey olan bu saydam yapının şekli büyüteç merceklerine benzer.
Lensin (göz merceği) şekli, etrafında bulunan kaslar yardımıyla değişebilir. Bu sayede göze farklı açılardan gelen ışık sürekli ağ tabakaya odaklanır. Örneğin, yakına bakıldığında göz merceğinin çevresindeki kaslar kasılır, merceğin ortası bombeleşir. Uzağa bakıldığında kaslar gevşer, mercek uzayarak incelir ve uzaktaki nesnelerin görüntüleri netleştirilir.
Lenste de korneada olduğu gibi kan damarları bulunmaz ve lens göz sıvısı ile beslenir.
Lens insan hayatı boyunca büyümeye devam eder (ama gittikçe yavaşlayan bir oranda) ve bu süreç sonunda elastikiyetini kaybeder. En yaşlı kısımlarda hücre katmanları tamamen izole olup yeterli besin ve oksijenden mahrum kalır ve ölürler. Sonunda mercek sertleşir ve kavisleşmesi zorlaşır. Yakın mesafe görüşüne adapte olabilme kabiliyeti kaybolur. Bu durumda insanlar gazeteyi okuyabilmek için yazıyı bir kol boyu uzak tutmaya çalışırlar. Yakın mesafe görüşlerini desteklemek için de gözlük kullanılmaya başlanır.
Göz merceğinin sahip olduğu özellikleri bir ömür boyu koruyamaması üzerinde düşünülmesi gereken bir konudur. Tıpkı vücuttaki diğer organlar gibi göz de yaşlanma sürecinde mükemmelliğini kaybeder.
PLoS One dergisinde yayımlanan çalışmaya göre, Danimarkalı araştırmacılar, göz merceğindeki karbon 14 olarak bilinen karbon izotopunu analiz ederek, 13 kişinin yaşını 1,5 yıllık bir çalışma sonunda doğru olarak buldu.
Gözlerden yaşın bulunması yönteminin, ölenlerin kimliklerinin belirlenmesi konusunda adli uzmanlara ve bilim adamlarına yardım edebileceğine dikkat çekiliyor.
Bilim adamları, fosillerin ya da kemiklerin tarihlerini belirlemek için uzun süredir radyo karbonu kullanıyordu. Kısa zaman önce de araştırmacılar, yakın zamanda ölmüş bir kişinin yaşının diş minesinden hesaplanmasıyla ilgili tekniği onaylamıştı.
